Mülkiyeliler Birliği ve Uçan Süpürge Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Kadın Filmleri Günleri kapsamında 17 Kasım 2019 Pazar günü Kadınlar Ülkesi filminin gösterimi gerçekleştirildi. Film sonrasında Sevilay Çelenk ile film üzerine bir söyleşi yapıldı.

Tam bir katliam olan füze saldırısı sonrası, yanan yıkılan evlerden artakalan eşyalar. Cep telefonun ışığı ile yıkıntılar arasında kendilerine ait bir iz arayan insanlar.

Kendi seçmediği, sürüklendiği bir yeri eve dönüştürmeye çalışan Huda.

Trump kapıları Müslümanlara kapadığında , “Ne duvar, ne yasak, herkese sığınak” şiarıyla komşusuna sahip çıkanların eylemleri.

Kendi topraklarına olan özlemlerini benzettikleri bir nehir kıyısında dindirmeye çalışan kadınlar Fatima ve Huda.

Florida’ya geldiklerinde burası bizim evimiz değil diyerek ağlayan küçük kız çocuğu.

Artık, Amerika’da güvende olsalar bile, ülkelerinden işkence, hapis, ölüm haberlerini aldıkça, bunların kendi kızlarının başına geldiğine dair kabuslarla uyanan kadınlar.

Yukarda aktardığım enstantaneler “Kadınlar Ülkesi” adlı filmden. Elbette, filmi sözle anlatmak yeterli değil. Özellikle de sinema eleştirmenlerinin, yönetmeni Şirin Bahar Demirel ile ilgili değerlendirmelerini dikkate aldığımızda. Görsel kültür ve kavramsal sanatla ilgili bir yönetmen olarak tanıtılmış.

Şirin Bahar Demirel, Türkiye’den ABD’ye taşınan bir yönetmen. Filmde, Suriye’deki savaş yüzünden evlerinden edilip Florida’ya yerleştirilen Fatima ve Huda’nın yaşadıklarını yansıtırken, kendi hesaplaşmasını da sürdürüyor ve soruyor.

“ Belirsizlikten, vasattan, adaletsizlikten kaçmak o kadar da utanç duyulacak bir şey mi? ”

56. Altın Portakal Film Festivalinde jüri, “Yuva, hasret, aidiyet gibi evrensel temaları, içten kişisel hikâyeler üzerinden yaratıcı bir sinema diliyle anlattığı” için En İyi Belgesel Film Ödülü’nü Şirin Bahar Demirel’in “Kadınlar Ülkesi”ne vermiş. Filmin adı, erkekler savaşta öldüğü için, Suriye’nin artık kadınlar ülkesi haline geldiği üzerine.

Behice Çağlar (Makine Mühendisi)