Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Plancılar, Fen Bilimciler ve Teknik  Elemanlar Grubu

     Ana Sayfa
     Hakkımızda
     Basında Biz
Fotoğraf Albümü
     Ağır Yazılar
     Önerdiklerimiz
     Deneyimlerimiz
     Öncü Kadınlar
     Röportajlar
Ayrımcı İş İlanları
     Duyurular
     Bağlantılar
İletişim ve Üyelik

http://kadincinayetlerineisyandayiz.blogspot.com/

BASIN AÇIKLAMALARI
Ocak 2012
Artık Ölmek ıstemiyoruz 


(25/06/10)
Erkek Şiddetinden Kurtulmuş Kadın Yoktur!

(05/05/09)
Celaleddin Cerrah'ın görevden alınmasını talep ediyoruz. 


(25/03/08)
SSGS Kadınların Bildirisi
Bir Düş Kuruyorum: Mor Pencereli Evler, Mor  Işıklar, Mor Yollardan...

Suzan Bayhan, Bilgisayar Mühendisi
Mart 2009
suzan.bayhan@gmail.com
 

Bir düş kuruyorum: mor pencereli evler, mor ışıklar, mor yollardan. Bir şehir istiyorum, örneğin kaldırımlarında kolayca yürünecek, topuklar kırılmayacak, yaşlılar tüm enerjilerini 50cmlik kaldırıma çıkmakta harcamayacak, körler düşmeyecek, kadınlar hava kararmadan evlere kendilerini atmak için koşuşturmak zorunda kalmayacak... Ya da bir şehir her mahallesinde bir kadınlar kahvesi olan. Ama öyle sabahtan akşama oturup okey taşı döşenecek (ha isteyen onu da yapar tabi), faşizmin büyütüldüğü kahveler cinsinden değil de aşkın büyütüldüğü cinsten mesela. Mutlu kadınlar olacak, tarçın kokulu güzel çaylar, masada aşkın ve devrimin rengi kırmızı laleler veya güzel kokulu mor sümbüller. İsteyen bir köşede kütüphaneden bir kitap seçecek, Bejan Matur şiirleriyle veyahut Simone de Beavoir ile kendinden geçecek, isteyen bir köşede uyuklayacak... Zuhal Olcay çalacak ya da belki Ezgi'nin Günlüğü'nden Leyla. Belki bir küçük oda muhtarlık yanında, çocukların birkaç saatliğine bırakılabileceği, böylece "annelik" sorumluluğu yüklenen kadınların özlemlediği kendine ait birkaç saati bulacağı. Sonra mor sığınma evleri, bir sosyal devlette olması gerektiği gibi, hemen desteği bir çırpıda kesilecek cinsten değil. Güldünyalar olacak orada, mutlu ama- yerde vurulmuş kanlar içinde değil, kanlı-canlı Güldünyalar. Sonra çocuklar güzel günler görecek orada, güneşli günler.

Böylesine bir düş bile güzel ama artık düşlerden güzel günlere geçmek için ufak da olsa adımlar atmak gerek. Bunun için en başta umudumuzu yeşertecek feminist kadın muhtar, belediye başkanı veya vekiller gerekli. KA-DER'in de dediği gibi "Meclise Kadın Gerek". Ama nasıl kadınlar gerek? Örneğin bugüne kadar Arıtman ve Çubukçu'dan kadın olma adına, kadın dayanışması adına ne bulduk ki kendilerini sırf kadın oldukları için destekleyelim? Geçmişte şiddet yaşamış, sığınacak eşi-dostu-yakını bile olmayan kadınların hayata tekrar tutunmak için bir umut olan Mor Çatı'nın kaymakamlık desteğinden yararlanamayacak olması karşısında "Mor Çatı kapatılmayacak, protokol yenilenmeyecek" açıklaması yapan Nimet Çubukçu bizim umudumuz olabilir mi? Veya insan olmanın getirdiği bir vicdani hareketten doğan Ermeni yurttaşlardan Özür Diliyoruz kampanyasına MHPlilerden önce tepki gösteren, Cumhurbaşkanı'nın annesinin Ermeni olmasını hangi mantıkla olduğunu çözemediğimiz şekilde suçlayarak öne çıkarması ve bu da yetmiyormuş gibi Cumhurbaşkanı'nın "Müslüman ve Türküm" yanıtına "Önce Türk'üm demeliydi" diyen bir "sol" partili kadın vekilden. Ya da "Pornografik yayın yapan dergilerin, kapalı kırmızı poşette, ağızları dikişli olarak satılmaları zorunlu olacak. Bayiler bunları satarken, tüketicinin TC kimlik numarası ve imzasını alacak, bu numaraları her ayın sonunu takip eden ilk hafta içinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'ne yazılı beyanla verecek." ** gibi tasarılarla gençleri korumaya çalışan bir kadın vekilden.

Kadınların faaliyetini evde pasta-börek yapmak, dantel, boyama, el işi gibi alanlara kısıtlayan ve yine kadını eve hapseden kermes belediyeciliği yerine hayatın dokunduğu her alanda tıpkı erkekler gibi kadınların varolmasını sağlayacak, geceleri de sokakları da güvenli kılacak belediyecilik anlayışıdır bizi mutlu edecek olan. Bugüne kadar süregelmiş "hanımlar, analar, bacılar, bayanlar, kadınlarımız (!)" üzerinden  yapılan kadının nesnesi olduğu göstermelik siyaset yerine kadınların özne olacağı, "savaşa değil, eğitime bütçe" diyebilecek, geceleri de sokakları da kadınlara verebilecek, sadece kadın değil aynı zamanda feminist olan kadınlardan temsiliyet bekleyeceğiz. "Bey-Oğlu'na Feminist Sözümüz Var" diyen feministlerin ortak adayı olan Saime Ülfet Taylı gibi emek vermiş feminist kadınlardan mesela. Seçim için Feminist Kolektif'in Beyoğlu belediyesi adayı Saime Ülfet Taylı Taş'ın Basın Açıklaması'na bir bakalım*:

...
Biz kadınlar biz feministler başka bir kent, başka bir Beyoğlu hayal ediyoruz.
Bu kentte, bu semtte Yaşlı, hasta, çocuk bakım merkezleri ücretsiz ve yeterli sayıda olacak,
Bu kentte, bu semtte Kadınlar da çalışma yaşamında eşit oranda yer alacak,
Bu kentte, bu semtte Su, elektrik, ulaşım, gaz gibi temel ihtiyaçlar ücretsiz olacak
Yoksul insanların barınma haklarına saygı duyulacak
Bu kentte bu semtte, Kadınlar geceleri, rahatlıkla sokaklarda gezebilecek,
Koca dayağına maruz kaldıklarında, kadın sığınaklarına gidebilecekler
Bu kentte, bu kentin Beyoğlu semtinde Rum, Ermeni, Yahudi nüfusun tasfiyesi ile sonuçlanan saldırılar olmayacak,
Kürt ve Çingene nüfusun üzerinde baskılar kalkacak...
Bu kentte, bu semtte gay ve lezbiyenler cinsel yönelimlerini özgürce ifade edebilecek, transseksüel ve travestiler zorunlu seks işçisi olmayacak, can güvenliği endişesi taşımayacak.
Bu kentte, bu semtte, çocukların, gençlerin istek ve ihtiyaçları geleceğe havale edilmeyecek, bugün, hemen, şimdi kendilerini gerçekleştirmeleri için olanak ve eşit fırsatlara sahip olacaklar 
...
 
Evet, meclise, belediyelere, muhtarlıklara kadınlar gerek ama iktidardan değil ezilenden yana; halkın barınma hakkını, parasız eğitim hakkını savunacak; cinsel, dinsel, etnik, her türlü ayrımcılığa karşı; patriyarkadan değil kadından yana, kadın olma bilincine sahip kadınlar gerek! Ancak o zaman mor düşlerden mor şehirlere yolculuklara çıkabileceğiz.


*www.feministaday.com
** AKP Genel Başkanvekili Edibe Sözen'in hazırladığı Gençleri Koruma Kanunu Teklifi'nden bir alıntı


Bültendeki diğer yazılar
Yaşamın Sığınağı: Rahim, Olgu Yılmaz
Pippa Bacca'yı Kim Öldürdü? Büşra Servet Akdoğan
Bir Düş Kuruyorum: Mor Pencereli Evler, Mor Işıklar, Mor Yollardan... Suzan Bayhan
Mor Çığlık, Zerrin Özirs Öztan
8 Mart Etkinlikleri
        

BÜLTENLER
  



BAZI KADIN ÖRGÜTLERİ
Son güncelleme tarihi:  Mon, 01 Oct 2018 02:26:06 GMT

Ana Sayfa | Hakkımızda | Basında Kadın Mühendisler | Yazılar | İletişim ve Üyelik | Bağlantılar