Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Plancılar, Fen Bilimciler ve Teknik  Elemanlar Grubu

     Ana Sayfa
     Hakkımızda
     Basında Biz
Fotoğraf Albümü
     Ağır Yazılar
     Önerdiklerimiz
     Deneyimlerimiz
     Öncü Kadınlar
     Röportajlar
Ayrımcı İş İlanları
     Duyurular
     Bağlantılar
İletişim ve Üyelik

http://kadincinayetlerineisyandayiz.blogspot.com/

BASIN AÇIKLAMALARI
Ocak 2012
Artık Ölmek ıstemiyoruz 


(25/06/10)
Erkek Şiddetinden Kurtulmuş Kadın Yoktur!

(05/05/09)
Celaleddin Cerrah'ın görevden alınmasını talep ediyoruz. 


(25/03/08)
SSGS Kadınların Bildirisi
KADIN YARGICA SALDIRI İLE HATIRLADIKLARIM
Ruhsar KAZAK Elektrik-Elektronik Mühendisi
Hacettepe Üniversitesi, 1984 

İstanbul Küçükçekmece 8.Asliye Ceza Mahkemesi Yargıcı Sayın İnsaf Gündüz görevini yaptığı sırada saldırıya uğramıştır. Olay yargı çevrelerince, kadın kuruluşlarınca kınanmış, kınanmaya devam etmektedir. Toplum içinde fiziksel şiddet uygulaması tepki gösteriminin en ilkel biçimidir. Bir erkek tarafından kadına uygulanması ise olayı daha da ilkelleştirir.

İnsaf Hanım'a yapılan saldırının ardından "ben de fiziksel saldırıya uğramıştım" düşüncesi geçti kafamdan ve sizlerle paylaşmak istedim.

Yıl 1993, büyük bir şirketin Ankara biriminde görevliyim. Açık ofis tarzında bir çalışma ortamımız var. İnşaat mühendisleri, harita mühendisleri, teknik ressamlar ve ben aynı ortamda dokuz on kişi çalışıyoruz. Benim dışımda tek kadın bir teknik ressam.

Ofis müdürümüz korkunç miktarda sigara içen, çok sinirli, gergin birisiydi. Onun ofiste olduğu zamanlarda diğerleri gülümsemeye bile korkuyordu.

Ofis müdürü dışında çalışanların yarıdan fazlası sigara içiyordu. Ben de. (O yıllarda henüz ofislerde sigara yasağı gündemde değil.)

Bir sabah ofise geldim. Kontrol etmem gereken projeler ve hesaplar önümde çayımı yudumlarken bir yandan da sigaramı tüttürüyorum. O zamanlar elli yaşın üzerinde erkek bir teknik ressam da bizimle çalışıyor. Bir ara adamın bana laf attığını duydum. "Ruhsar Hanım gece nikotinsiz kalmışsınız" Cevap verme gereğini bile duymadan işime devam ettim. Aradan bir süre daha geçti. Bir ara yeni bir sigara daha yakdığımı hatırlıyorum. Birden bire başımdan aşağıya sıcak bir şeyler döküldü. Kafamı kaldırdığımda adamın içtiği çayı kafamdan aşağı dökmüş olduğunu idrak ettim. Masamdan kalktım. Genel müdürün odasına gittim. Hiçbir açıklama yapmaksızın "ben burada daha fazla duramayacağım" deyip şirketi terk ettim. Ben müdürün odasından çıkarken adam gelmiş müdüre "ben bir eşeklik yaptım" diyordu.

Soluğu Elektrik Mühendisleri Odasında (EMO) aldım. O dönem görev yapan arkadaşlarım olaya benim kadar sinirlendiler. İstersem arayıp firmayı kınayabileceklerini belirttiler.

İlginç bir biçimde, saldırı günü tesadüfen, ofiste görevli ve sigara içen herkes şantiye vs görevleriyle ofis dışındaydı. Bana şiddet uygulayan adam, adil bir düşünce tarzıyla, benden daha çok sigara tüketen ofis müdürümüze saldırmalıydı. Benim dışımda sigara içen herkes erkekti. Bana saldırı kadına yönelik bir saldırı idi.

Sonrasında vatandaş benden özür diledi. Çay lekesinden berbat olmuş yeni beyaz kazağımı tazmin etti. En hoş olanı ofiste çalışan sekreter ve teknik ressam kadınlar seferber olup kazağımın aynısından araştırdılar. Başka nedenlerle de pek memnun olmadığım iş yerimi birkaç ay sonra değiştirdim.

EMO Kadın Mühendisler Komisyonunu o dönem kurduk. İki yıl kadar bir takım faaliyetlerde bulunduk. Kadın meslektaşlarımla dostluklarımız o komisyon sırasında daha da pekişti. Sonrasında hayat her birimizi başka yerlere dağıttı. Komisyon faaliyetlerimiz kesintiye uğradı.

Bunları neden size anlattım. Benim başıma gelenin de, hakime hanımın başına gelenin de münferit olaylar olmadığı düşüncesindeyim. Aile içinde kadına yönelik devam eden şiddetin önü alınmadıkça, "geleneksel olarak meşru görülen" kadına uygulanan şiddet son bulmadıkça bu tip olaylar yaşanacaktır.
        

BÜLTENLER
  



BAZI KADIN ÖRGÜTLERİ
Son güncelleme tarihi:  Mon, 01 Oct 2018 02:29:11 GMT

Ana Sayfa | Hakkımızda | Basında Kadın Mühendisler | Yazılar | İletişim ve Üyelik | Bağlantılar