Geçtiğimiz günlerde Melis Alphan’ın soysal medya paylaşımı, paylaşıma gelen yorumlarla gündem oldu.

Gazeteci Melis Alphan paylaşımında “kadından mühendis olmaz” algısını yıkan genç bir kadın mühendisi örnek vermişti.

Alphan’ın attığı tweete gelen cevaplar kadın mühendis, mimar ve şehir plancılarını şaşırttı. Gelen yorumlardan çıkan en temel vurgu Türkiye’de hiç bir zaman “kadından mühendis olmaz” algısının olmayışı yönündeydi.

Öncelikle Alphan paylaşımında kadın mühendisler yoktur demiyor, mühendisliğin “erkek mesleği” olduğu görüşünün toplumda yaygın olduğunu belirtiyor. Peki haksız mı? Hem deneyimlerle hem de çeşitli verilerle, çok basit bir şekilde, ortaya koymaya çalışalım.

TMMOB’nin 2019’un Şubat ayında açıkladığı üye istatistiklerine bakalım:

TMMOB Üye Sayısının Cinsiyetlere Göre Dağılımı

Tablodan da görüldüğü üzere TMMOB’ye üye olan mühendis, mimarların yalnızca %22,5’ini kadın mühendis, mimarlar oluşturuyor. Tabloyu incelemeye devam edersek, inşaat mühendislerinde bu oran %11’e, makine mühendislerinde %9,6’ya düşüyor. Maden mühendislerinin %13’ü kadın üyelerden oluşurken, elektrik, elektronik mühendisleri arasındaki oran %11.

Yine tabloda bazı bölümlerde kadın üye sayısının erkek üye sayısına yaklaştığı görülebiliyor. Kimya Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası ve Çevre Mühendisleri Odası’nda kadın üyelerin oranı yukarıdaki odalara kıyasla oldukça fazla. Gıda Mühendisleri ve Şehir Plancıları odalarında ise durum tam tersi. Kadın üye sayısı erkek üyelerden daha fazla.

Bu tablodan yola çıkarak, mühendislik disiplinlerinde bile, kadınlara uygun olan-olmayan şeklinde bir ayrım yapıldığını görebiliriz. Elbette inşaat mühendisi, makine mühendisi, maden mühendisi kadınlar var ancak şantiyelerde, fabrikalarda, fazla mesai gerektirebilen disiplinlerde kadın sayısının doğrudan azaldığı yadsınamaz bir gerçek.

Bu gerçeğin kaynağı toplumsal cinsiyet eşitsizliği. Melis Alphan’ın da tweetinde ifade etmeye çalıştığı gibi, kadınların toplumsal olarak bazı mesleklere uygun görülüp görülmemesi toplumsal olarak örgütleniyor. Çünkü kadınların yemek ve temizlik gibi ev işlerini, çocuk ve yaşlı bakımını üstlenmesi bekleniyor.

Gelelim kadın üye sayısı fazla olan disiplinlere. Örneğin şehir plancılarını ele alalım. Geçtiğimiz iki yıl içerisinde birebir tanık olduğumuz şöyle örnekler var:

  • İstanbul Büyükçekmece Belediyesi’ne hizmet veren taşeron firmalardan birisinde çalışan şehir plancısı, kadın olduğu gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı.
  • İstanbul Ataşehir Belediye’sine iş başvurusu yapan şehir plancısına kadın olması sebebiyle kendisini tercih edemeyecekleri söylendi.
  • Ankara’da özel bir planlama ofisinde çalışan şehir plancısı, kadın olduğu gerekçesiyle işten çıkarıldı.

Meslek disiplinlerinde kadınların sayısı fazla olsa bile meslek hayatında yaşanan eşitsizliği ortadan kaldırmıyor.

Peki bir meslek insanı neden kadın olduğu için işten çıkarılıyor? Cevap bizi yeniden toplumsal cinsiyet eşitsizliğine götürüyor. İş yerlerinde kadınlar ‘bir gün evleneceği, çocuk sahibi olacağı, yasal hakları sebebiyle bir müddet izinli sayılacağı’ düşünülerek tercih edilmiyor. Bu durumun bir başka sonucu ise, kadınların erkeklere oranla daha düşük maaşlarla çalıştırılmaları oluyor.

İşe alımlarda yapılan mülakatlarda kadın adaylara “sevgilisinin olup olmadığı, yakın zamanda evlenip evlenmeyeceği, evli ise çocuk düşünüp düşünmediği” büyük bir yaygınlıkla sorulan sorular arasında yer alıyor.

İşyerinde ayrımcılık örnekleri çoğaltılabilir. Ayrımcılığın nasıl yaşandığına ilişkin verilere Politeknik’in 2016 yılında yaptığı Mühendis, Mimar, Şehir Plancıları Profil Anketi’nin sonuçlarından ulaşılabilir.*

Eğitim hayatına, üniversitelere azıcık değinecek olursak, sınıfta, amfilerde hocaların ‘beyler’ hitabı en ön sıralarda gelir belki de. Gerekçe hazır, bölümdeki erkek sayısı kadın sayısından çok çok fazla!

Uzun lafın kısası, Melis Alphan da, iş yerlerinde, evde, sokakta eşitlik mücadelesi veren kadın mühendisler, mimarlar, şehir plancıları da ‘kadından mühendis olmaz’ demiyor, toplumsal olarak örgütlenen, cinsiyet eşitsizliğine dayanan bu algıyı vurguluyor.

Alphan’ın tweetine cevap olarak kendi kişisel deneyimlerinden bahsedenler, madende çalıştığını ifade eden kadın meslektaşların varlığı, bu eşitsizliği değiştirmiyor. Kendi yaşamlarında bu fırsata sahip olan, kendi emeği ve ısrarıyla mühendis, mimar olan kadınlar, işyerinde, meslek yaşamında eşitlik mücadelesi açısından çok önemliler. Yeter ki kişisel deneyimler-başarılar toplumsal gerçekliğin üstünü örtmesin!

 

Büşra Kaleli, Şehir Plancısı

 

*Politeknik Mühendis, Mimar, Şehir Plancıları Profil Anketi sonuç tablolarından alıntıdır: