Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Plancılar, Fen Bilimciler ve Teknik  Elemanlar Grubu

     Ana Sayfa
     Hakkımızda
     Basında Biz
Fotoğraf Albümü
     Ağır Yazılar
     Önerdiklerimiz
     Deneyimlerimiz
     Öncü Kadınlar
     Röportajlar
Ayrımcı İş İlanları
     Duyurular
     Bağlantılar
İletişim ve Üyelik

http://kadincinayetlerineisyandayiz.blogspot.com/

BASIN AÇIKLAMALARI
Ocak 2012
Artık Ölmek ıstemiyoruz 


(25/06/10)
Erkek Şiddetinden Kurtulmuş Kadın Yoktur!

(05/05/09)
Celaleddin Cerrah'ın görevden alınmasını talep ediyoruz. 


(25/03/08)
SSGS Kadınların Bildirisi
Sizin Çocuğunuz

Büşra Akdoğan, İmalat Mühendisi
Mayıs 2009
 

2008'in Ağustos ayında Avcılar'da, polis kıyafeti giymiş magandalarca kaçırılıp tecavüze uğrayan Cansever K.'nın haberi uzun süre konuşulmuştu. Cansever'i, müşterilerin gözü önünde, güvenlik kameraları kayıttayken saçlarından çekerek götüren, plan-program yapıp polis kılığına girecek kadar gözü dönen o adamların soruşturması sonuçlandı. Zanlıların, "Silahla birden fazla kişiyi tehdit, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli cinsel saldırı, mağdurun beden ve ruh sağlığın bozacak şekilde cinsel saldırı, basit yaralama, bıçak ve diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma" suçlarından yargılanacağı davalarda zanlılar hakkında istenen hapis cezalarının üst sınırı toplam 557 yıla kadar çıkıyor. İstenen hapis cezalarının en kısası 29 yıl, en uzunu ise 101 yıl. Bütün suçlulara en uzun hapis cezasının verilmesini ve bu cezaların hakimler tarafından indirilmemesini diliyorum. Güven vermesi gereken kurumlara inancımızı yerle bir eden bu olayın ve benzer olayların yaralarının sarılabilmesi, daha fazlasının yaşanmaması ve toplumun ilgili kurumlara yeniden güvenmeye başlayabilmesi için suçlulara hak ettikleri cezaların verilmesine, cezaların caydırıcı olmasına özellikle çok dikkat edilmeli. Çağın gerisinde kalan ya da uygulamada adaletsizliklere sebep olan kanunlar acilen değiştirilmeli.

En azından tecavüzcümüzün/katilimizin çekmesi gereken cezaları çektiğini görecek kadar bir şeyler ifade etmeliyiz bu ülkede üst makamlara. Ne varlığımız, ne sorunlarımız, ne yaşadıklarımız, ne de maruz kaldığımız haksızlıklar karınca kadar ülke sorunlarının yanında. İnsanız, can taşıyoruz, Kendi eşinizin, annenizin, çocuğunuzun, kardeşinizin başına geldiğinde ne hale gelebileceğiniz açıkken hangi adalet anlayışıyla, hangi hukukla, hangi kanunla, hangi vicdanla suçlunun suçluluğunu ödüllendirebilirsiniz? Mağdurlar da mağdurların yakınları da adalet beklerler. Onların bekledikleri adaleti hukuk sağlamayacaksa topluma, toplum kendi adaletini kendi sağlamaya çalıştığında ne hakla dur diyeceksiniz onlara? Kaç tecavüzcü tahrik indirimlerinden faydalandı bugüne değin? Kaç katil namus cinayetinde hafifletilmiş cezalarla arındırdı ellerini kanlardan? Peki ya failleri bile bulunmamış cinayetler? Kaç ailenin ölü evlatları hakkında anne babasının yüzüne baka baka suçluların cezaları iyi halden, tahrikten indirildi? Ölüsüne bile rahat yok mudur bu ülkede insanın? Bir kere ölen, katili suçundan yakasını sıyırınca bir kez daha ölmek zorunda mıdır? Peki ya Münevver? Kaç zengin çocuğu üzerlerinde başkalarının kanları ile elini kolunu sallayarak gezmekte sokaklarda? Babasının aldığı spor arabayı nasıl kullandığını arkadaşlarına ispat etmek için aldıkları canların cezalarından kurtulan kaç katil yemek yiyor lüks restoranlarda? Kaç töre cinayetinin faili meçhul kaldı dosyalarda? Kaç hayat kadını öldürülüp atıldı yol kenarlarına? Cesetleri bile bulunamayan kaç insan silindi gitti yeryüzünden? Kaç kişinin ve sevdiklerinin hayatları çalındı ellerinden?

"Sizin çocuğunuz olsa izin verir miydiniz?" diye soran o zihniyetler; Asıl sizin çocuğunuz olsa ne olurdu? Sizin çocuğunuz tecavüze uğrasa, sizin çocuğunuz kaçırılsa, sizin çocuğunuz öldürülse, sizin çocuğunuz parçalanıp çöpe atılsa, sizin çocuğunuzun kemikleri çıksa yıllar sonra kuyulardan nasıl olurdu?

Sizin çocuğunuz...
Bakın ne diyorum.
Bakın kimden bahsediyorum:
SİZİN ÇOCUĞUNUZ!

Başkalarının çocuklarının başına gelenlere kör kalanlar, sorumluklarını yerine getirmeyenler, öleni bir kez daha öldürenler. Kendi çocuğunuzun adını anmak bile harekete geçirmiyorsa vicdanlarınızı, size daha fazla ne söylenebilir?

Onlar da sizin çocuğunuz.
Başkalarının çocuklarına yapılanlara göz yummak demek günü gelince sizin de aynı silahlarla vurulmanız demek.
Şimdi iyi düşünün:
Söz konusu olan sizin çocuğunuz olsa...

 

Bültendeki diğer yazılar
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın bir an önce görevden alınmasını talep ediyoruz.
Sizin Çocuğunuz Büşra Akdoğan
Korunan Kadın, Toz Olan Erkek., Özdeş Bodur
Hiç Çocuk Olmayıp Hiç Yaşlanmayan Barbie 50 Yaşında, Esin Erşangil
TMMOB Bölgesel Çalıştayları Başlıyor.
        

BÜLTENLER
  



BAZI KADIN ÖRGÜTLERİ
Son güncelleme tarihi:  Mon, 01 Oct 2018 02:05:29 GMT

Ana Sayfa | Hakkımızda | Basında Kadın Mühendisler | Yazılar | İletişim ve Üyelik | Bağlantılar