Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Plancılar, Fen Bilimciler ve Teknik  Elemanlar Grubu

     Ana Sayfa
     Hakkımızda
     Basında Biz
Fotoğraf Albümü
     Ağır Yazılar
     Önerdiklerimiz
     Deneyimlerimiz
     Öncü Kadınlar
     Röportajlar
Ayrımcı İş İlanları
     Duyurular
     Bağlantılar
İletişim ve Üyelik

http://kadincinayetlerineisyandayiz.blogspot.com/

BASIN AÇIKLAMALARI
Ocak 2012
Artık Ölmek ıstemiyoruz 


(25/06/10)
Erkek Şiddetinden Kurtulmuş Kadın Yoktur!

(05/05/09)
Celaleddin Cerrah'ın görevden alınmasını talep ediyoruz. 


(25/03/08)
SSGS Kadınların Bildirisi
Pippa Bacca'yı Kim Öldürdü?

Büşra Servet Akdoğan, İmalat  Mühendisi
Mart 2009
busraakdogan@gmail.com
 

8 Mart dünya kadınlar gününde iki kadın üzerlerinde beyaz gelinliklerle yola çıktılar. Önlerinde Beyrut'a kadar uzanan barış yolculukları vardı; dünyaya vermek istedikleri mesajları vardı. Yollarını ayırdılar İstanbul'da ve Giuseppina Pasqualino di Marineo yoluna devam etti tek başına. Yolculuk boyunca üzerindeki beyaz gelinliği çıkarmamaya niyetliydi. Barış yolculuğunda kirlendikçe gelinliği gösterecekti herkese dünyadaki kirliliği. Yolu bir adam tarafından kesildi ve gelinliği parça parça edildi. Herkes hayatta olup olmadığından endişelenmeye başlamışken birileri vardı dünyaya rezil olmaktan utanan. İşi gücü, tek derdi Avrupa'ya çizdiği imaj olan. O birilerinin arasında gelinin katili de vardı; yüzü Avrupa'ya dönükken makyajı bozulanlardan. Bazıları kadın başına otostop çekerek Türkiye yollarında gezmeyi tartışırken birileri de 2008 yılında dünyaya verdikleri imajın rahatsızlığıyla kıpırdanıyordu koltuklarında. Bu kadardı işte. Bir kadının başına gelenler halının altına saklanamayacaksa; yani mağdur Türk değil ve üstelik bir de Avrupalıysa ancak o zaman değiyordu tartışmaya. O zaman tartışılmaya başlanıyordu muhtemel sebepler ve sorunlar; ama ille de Avrupalı örnekleri üzerinden. Karşılaştırmalı olarak ve aşağılayarak. Felaket senaryoları da durmuyordu elbet. Dünya o kadar kötü bir yerdi ki, yabancılar Türklere o kadar düşmandı ki pusu kurmuş bekliyorlardı Türkiye turizmini baltalamak için. O halde ülke boğazına kadar dış mihrak dolu olmalıydı. 

Kadın sorunlarına duyarlı olduklarını sandığımız birileri vardı. Ağızlarında büyük sözler vardı. Nefret saçarak etrafa, yüksekten okuyorlardı kadın haklarını; gözleri Avrupa'da ayakları burada. Ne zaman Avrupalı'nın canı acısa Türkiye'de façalarını düzeltip "Kınıyoruz" derlerdi dünyaya. Ne zaman bir İslam ülkesinde bir kadın cezalandırılsa parmaklarını sallıyorlardı kadınlarına; böyle olmak istemiyorsanız sözümüzü dinleyin diye. "Dinsizliğin sonu budur" diyordu birileri arkasına dönüp. "Şeriatin kestiği parmak acımaz" diye de ekliyorlardı hüküm vermek ellerinde. Kimin umurundaydı Doğu'da öldürülen kadın? Büyük harflerle yazıyordu gazetelerin ikinci sayfalarında tecavüz edilip öldürülen kadınların haberleri. Özzz babasının, özzz dayısının tecavüzüne uğrayan çocuk kadınların hikayeleri yayınlanıyordu sayfalarca; özzz kelimesi ısrarla vurgulanarak. Öz olmayanı dışlayarak. Üniversite mezunu, ekonomik özgürlüğü olan ve dayak yiyen, tecavüze uğrayan kadınları veriyordu araştırmalar, grafiklerini çiziyordu kırmızı pasta dilimleriyle üniversite mezunu olduklarını vurgulayarak. Yüzlerde şaşkınlık ifadesi bırakarak. Kimin umurundaydı kadın hakları, kadınlar için sosyal güvenlik yasası, kadının ekonomik özgürlüğü, türban takıp takmaması, eğitim alıp almaması. Tecavüzler, dayaklar. Nerede yaşanıyordu bunlar? Hayatta her şey imaj meselesiydi. Bütün mesele Avrupalı olmak için boyanmaktan ibaretti. Hakkari'de on dört yaşındaki bir genç kızın karnında bebeğiyle öldürülmesi popülerite sağlamıyordu. Oy getirmiyordu erkek meslektaşlarından başarılı olan bir kadının maaşının daha az olmasından bahsetmek. Pippa Bacca bilmiyordu ki bu ülkede kadın soykırımı kollanıp savunuluyordu.

Barış gelinine tecavüz ettikten sonra onu öldürüp toprağa gömüyordu bir adam. Birileri çıkıp Avrupa'ya rezil olmaktan bahsediyordu. Ve gelin bir kez daha ölüyordu. Peki Ünzile kaç koyun ediyordu?* Tarih kitapları kadın soykırımlarını yazmıyordu. Bir katilleri oluyordu kadınların. Binlerce katilleri doğuyordu kadınların.

2008 yılındaydı dünya.
Bahar aylarını yaşıyordu Türkiye.
Gazeteler kayıp gelini yazıyordu, polisler barış gelinini arıyordu.
Pippa Bacca'yı kim öldürdü dersiniz?

*Ünzile sözleri Aysel Gürel'e müziği Onno Tunç'a ait bir Sezen Aksu şarkısıdır.


Bültendeki diğer yazılar
Yaşamın Sığınağı: Rahim, Olgu Yılmaz
Pippa Bacca'yı Kim Öldürdü? Büşra Servet Akdoğan
Bir Düş Kuruyorum: Mor Pencereli Evler, Mor Işıklar, Mor Yollardan... Suzan Bayhan
Mor Çığlık, Zerrin Özirs Öztan
8 Mart Etkinlikleri
        

BÜLTENLER
  



BAZI KADIN ÖRGÜTLERİ
Son güncelleme tarihi:  Mon, 01 Oct 2018 02:05:27 GMT

Ana Sayfa | Hakkımızda | Basında Kadın Mühendisler | Yazılar | İletişim ve Üyelik | Bağlantılar