Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Plancılar, Fen Bilimciler ve Teknik  Elemanlar Grubu

     Ana Sayfa
     Hakkımızda
     Basında Biz
Fotoğraf Albümü
     Ağır Yazılar
     Önerdiklerimiz
     Deneyimlerimiz
     Öncü Kadınlar
     Röportajlar
Ayrımcı İş İlanları
     Duyurular
     Bağlantılar
İletişim ve Üyelik

http://kadincinayetlerineisyandayiz.blogspot.com/

BASIN AÇIKLAMALARI
Ocak 2012
Artık Ölmek ıstemiyoruz 


(25/06/10)
Erkek Şiddetinden Kurtulmuş Kadın Yoktur!

(05/05/09)
Celaleddin Cerrah'ın görevden alınmasını talep ediyoruz. 


(25/03/08)
SSGS Kadınların Bildirisi
Kadın, Hayat, Özgürlük
Berry
Ocak 2012

Kadin Ve nihayetinde okul bitti!! Yıllarca çalışmış, çabalamış, kafamda binbir umutla, binbir hayalle mezun olmuştum. Her zaman güzel düşünmeye çalışmıştım mezuniyetten sonraki süreci. Çünkü çok emek vermiştim ve en doğal hakkımdı güzel düşünceler beslemek geleceğe dair...

Üniversiteye başladığım günden beri direncimi kırabilecek birçok şey işitmiştim. "Kadından mühendis mi olur canım, hele ki elektrik mühendisi hiç olmaz". Bu sözleri defalarca duydum ve her defasında sıkıca tıkadım kulaklarımı daha fazlasını duymamak için. Çünkü bu cümlelerin devamı olamazdı. Ben de herkes gibi sınava girmiş ve tercih yaparken "Mühendisliği sadece erkekler seçebilir!" gibi bir uyarıyla karşılaşmamıştım. Ben de bir kadın olarak, erkek arkadaşlarımla aynı dersleri dinliyor, aynı sınavlardan geçiyordum.

Peki neydi bu düşünceyi aşılayan beynimize?

Biz ne zaman kurtulabilecektik alaycı gülümsemelerden, aşağılayıcı bakışlardan?

İlk işime şantiyede başladım. Bu oldukça önemli bir süreçti. Çünkü şantiyede çalışmanın önceliklerinden biri de erkek olmaktı. Mutluydum, çünkü bu düşüncelerden sıyrılıp, bana güvenmek isteyen birileri çıkmıştı karşıma ve işe kabul edilmiştim. Bu bir şanstı benim için. Zaman geçtikçe gördüm ki benimle aynı sıralardan geçmiş, aynı dersleri okumuş meslektaşlarımla bile "kadından mühendis olur mu" tartışmalarına giriyorum ve zaman geçtikçe üzerimdeki baskı daha çok artıyor. Benim bir kadın olarak değil de bir erkek tavrıyla, görünümüyle orada olmam gerekiyormuşçasına davrandılar. Ben bunlarla mücadele ettikçe, bütün mesai arkadaşlarımı karşıma aldım. Üzerime uygulanan psikolojik baskılarla, yıldırma politikalarıyla geçiyordu günlerim. Bu da yetmezmiş gibi bir de ilan-ı aşk almıştım. Gerisi ise tam bir facia...

Birlikte çalıştığım bu arkadaşımın ilan-ı aşk teklifini, anlayışlı bir şekilde, nedenlerini anlatarak, karşımdaki insanı kırmamak, incitmemek adına kibarca reddetmiştim. Bunun üzerine günlerce sayısız mail, sayısız mesaj aldım. Benim onu kabul etmemek gibi bir lüksüm yokmuş çünkü ben ona yakın davranmış, onu dinlemiş, ona gülümsemişim ve bana aşık olmasını sağlamışım! Yaptığım uyarıları umursamadığı gibi gün geçtikçe de mesajlarının içeriği iğrençleşiyordu. Ve benim bunları anlatabileceğim, destek alabileceğim hiç kimsem yoktu. Belki de en acısı buydu...

Evet okulum bitmişti, kabullenmeseler de ben de bir "mühendistim" artık. Tek mücadelem daha iyi işler başarabilmek, mesleğimde daha güzel yerlere gelebilmek olmalıydı. Ama maalesef ki biz mücadelemizin en büyüğünü kadın kimliğimizle var olabilmek için veriyoruz. Bu mücadeleden vazgeçmeyip daha cesur davranabildiğimiz sürece ve mesleğimize dört kolla sarılabildiğimiz sürece her şey çok daha güzel olacak.

Hakların eşit olduğu; sınıf, ırk, hak ayrımının olmadığı güzel günler için;

YAŞASIN KADINLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ...
        

BÜLTENLER
  



BAZI KADIN ÖRGÜTLERİ
Son güncelleme tarihi:  Mon, 01 Oct 2018 02:04:47 GMT

Ana Sayfa | Hakkımızda | Basında Kadın Mühendisler | Yazılar | İletişim ve Üyelik | Bağlantılar