Kadın Mühendisler, Mimarlar, Şehir Plancılar, Fen Bilimciler ve Teknik  Elemanlar Grubu

     Ana Sayfa
     Hakkımızda
     Basında Biz
Fotoğraf Albümü
     Ağır Yazılar
     Önerdiklerimiz
     Deneyimlerimiz
     Öncü Kadınlar
     Röportajlar
Ayrımcı İş İlanları
     Duyurular
     Bağlantılar
İletişim ve Üyelik

http://kadincinayetlerineisyandayiz.blogspot.com/

BASIN AÇIKLAMALARI
Ocak 2012
Artık Ölmek ıstemiyoruz 


(25/06/10)
Erkek Şiddetinden Kurtulmuş Kadın Yoktur!

(05/05/09)
Celaleddin Cerrah'ın görevden alınmasını talep ediyoruz. 


(25/03/08)
SSGS Kadınların Bildirisi
Bilişimde Kadın

Nisan 2008
Suzan Bayhan, Bilgisayar Mühendisi
suzan.bayhan@gmail.com

Temelde tüm kadınların çalışma alanında yaşadığı problemler, mühendis kadınlar tarafından bir de eril bir hakim ortamın baskısıyla biraz daha kuvvetli bir şekilde yaşanıyor. Her mühendisliğin kendine has çalışma prensiplerinden kaynaklı farklı alanlarda farklı deneyimlerden söz etmek mümkün, ancak hepsi "mühendisliğin erkek işi görülmesi" ortak paydasında birleşiyor. Mesela bilgisayar mühendisliğinde (veya bilişim sektöründe), kadınların inşaat mühendisliğinde sıkça yaşanan "masa başı işlere" uygun görülmesi neyse ki kadın-erkek bilgisayar mühendislerinin topyekün masa başlarına oturtulması ile ayrımcı bir şekilde yaşanmıyor. Daha çok düşünerek (ekstra fiziksel kas gücüne gereksinim olmaksızın) ve beyin gücü ile yapılan/geliştirilen projeler kadınlara bir yerde erkeklerle en azından teoride eşit imkanlar sunuyor. Bir masa, bir bilgisayar ve bir beyin! Peki pratikte neler oluyor?

Pratikte, ataerkil toplumun kadına doğduğu andan itibaren yüklediği tüm roller, tüm baskı mekanizmaları işliyor, ve kadın masa+bilgisayar+beyin üçlüsünün yanısıra cinsel ayrımcı şakalar, annelik-kadınlık rolleri, ücret eşitsizliği gibi konularla mücadele etmek zorunda bırakılıyor. Tüm bunlar da bu alanda çalışan zaten az olan kadın sayısını daha da azaltıyor.

Bebeklikten itibaren pembelere dolanan küçük kız çocukları, evciliklerde anne rolüne bürünüp yemekler yaparken erkek çocuklar (günümüzde bilgisayar oyunu oynayıp, MSNe giriyorlar) makineleri kurcalıyorlar. İlkokuldan itibaren ders kitaplarında annelerinin (alınlar açık olacak şekilde saçları genelde toplu) sofrada yemek koyuşunu izlemeye alışan genç kızlar teknolojiye karşı yaşıtları erkekler gibi motive edilmiyorlar. Rol model kadınların azlığı veya olanların da erkekler gibi göz önüne çıkarılmaması da eklenince kadınlar bilişim alanında dergilerde aksesuar olarak yerlerini alıyorlar! Kadına ancak "teknoloji ve yenilik meraklısı" erkekler için dergilerde ateşli kapak kızı olmayı layık gören bu anlayış kadınların iş yaşamında görünürlüğünü azaltıyor. Daha önce de belirtildiği gibi bilgisayar mühendisliği diğer mühendisliklere nazaran kadınlar için "daha uygun" görülse de malesef kadınların mesleklerinde hakettikleri noktalara gelmeleri iş arkadaşları erkekler kadar kolay olmuyor. Kadınların işlerini iyi yapmalarının yanısıra bir de cinsiyetçi görev dağılımını/terfi mekanizmalarını aşmaları gerekiyor, bu nedenle çalışan kadın sayısına oranla oldukça az sayıda kadın yönetici bulunuyor [5].


Peki yüzümüzü güldürecek şeyler olmuyor mu hiç : LinuxChix, DebianWomen gibi özellikle özgür yazılım alanında kadınların katılımını arttırmak için yürütülen projeler var. Yakın zamanda Joomla'nın [4] her ne kadar ilk bakışta çağrı metni ile dikkati çekse de "Hey Bayan, Seni istiyoruz..." çağrısı ile kadınların bu platformu kullanmasını, geliştirilmesine katkısını teşvik edecek bir girişimde bulunuyor.


" Joomla! Türkiye Koordinatörlüğü, Joomla!nın sadece erkek işi olmadığını biliyor. Kadının eşsiz zerafetini ve estetiğini takdir edip, ona gıpta ediyor. Ve işte seni de aramıza davet ediyor. Joomla! ile ilgilenen bir bayansan, başvur ve J!T'de aktif rol al..."

Pınar Yanardağ'ın Val Henson'ın yazısından yaptığı "Kadınları Linux Kullanmaya NASIL Teşvik Edersiniz" başlıklı çeviride özelde Linux'ta genelde aslında bilgisayar bilimlerinde kadının neden arka planda kaldığına dair kapsamlı bir analiz yapılmış [3]. Kadınlar genetik olarak bilgisayar bilimlerine veyahut teknolojiye uzak olmaktan ziyade "mahalle baskısı"nın etkisi ile öyle olduklarına inandırılıyorlar. Zaman zaman, erkeklerin (bazen de kadınların) kadın arkadaşlarının sorularını cevaplamaktan ziyade klavyeyi kapıp dehalarını gösterme arzuları itici olabiliyor. Bu ve benzeri pekçok davranış kadınların bu alana katılımını ve motivasyonunu azaltıyor. Emre Sevinç'in "Kadınlar Program Yazabiliyor mu?" [6] yazısında tarihten Ada Byron'dan günümüzdeki geliştiricilere çok iyi programcı kadınlara bazı örnekleri görebiliyoruz, ve bu soruda hala biyolojik argümanlarla ısrarcı olanlara yeterli cevap oluyor .
 
Kurumsal anlamda henüz Türkiye'de bir oluşum malesef ki yok. Dünyada ise Dr. Anita Borg'un 1997'de kurmuş olduğu Kadınlar ve Teknoloji Enstitüsü [1] (Institute for Women and Technology) gibi özellikle genç kadınları desteklemek ve yönlendirmek amacıyla burs sağlama, paneller düzenleyerek genş kadınları daha deneyimli alanında uzman diğer kadınlarla buluşturmak gibi pekçok girişimi olan enstitüler bulunuyor. Pekçok teknoloji üreticisi/geliştirici şirket de çeşitli şekillerde enstitüleri destekliyor. Google [2] da destekli kurumlardan bir tanesi. Örneğin 2008 yılı için Amerika'da lisans veya lisansüstü eğitimine devam eden Bilgisayar Bilimleri ve Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi kadınlar Dr. Anita Borg bursuna başvurabiliyorlar.

Kadınların bu alana katılımının arttırılması, olanların da tüm potansiyellerini kullanabilmeleri, birtakım olumsuzluklara rağmen kullanabilenlerin haklarının teslim edilmesi bir gecede eşitlik-pozitif ayrımcılık vs. ile sağlanabilecek değil kuşkusuz. İsveç Teknoloji Enstitüsü'nde olduğu gibi tüm eğitim müfredatının gözden geçirilmesi, bilinçaltımıza işletilen "kadın işi" - "erkek işi" ayrımlarının ortadan kaldırılması, kadınların bilgisayar erişimlerinin kolaylaştırılması, kadınlara "güzelliği" ama erkeklere illaki de "dahiliği" [7] uygun gören medya etiğinin gözden geçirilmesi gerekiyor. Ve tabi ki Virginia Woolf'un dediği gibi her alanda, her kadının kendine ait bir odası ve bir dünyası olması gerekiyor...


Kaynaklar

[1]Anita Borg Enstitüsü, http://www.anitaborg.org/
[2] Google 2008 Anita Borg Bursu, http://www.google.com/anitaborg/
[3] P. Yanardag, Kadınları Linux Kullanmaya Nasıl Teşvik Edersiniz?
[4] Joomla Türkiye, http://www.joomlaturkiye.org/hey_bayan_._seni_istiyoruz_.html
[5] Uçan Süpürge, Bilişim sektörü: Çalışan kadın çok, yönetici kadın az.  
[6] Emre Sevinç,
Kadınlar Program Kadınlar Program Yazabiliyor mu?, 2004.
[7] Gökçe Gündüç,
TV Cinsiyet Ayrımcılığı Yapıyor, BİA Haber Merkezi 10 Temmuz 2007.
[8] Stuff Teknolojik Yaşam Aksesuarları Dergisi.
[9] http://women.debian.org/home/
[10] http://wic.pinguar.org/
        

BÜLTENLER
  



BAZI KADIN ÖRGÜTLERİ
Son güncelleme tarihi:  Mon, 01 Oct 2018 02:04:17 GMT

Ana Sayfa | Hakkımızda | Basında Kadın Mühendisler | Yazılar | İletişim ve Üyelik | Bağlantılar